K A Z D A Ğ L A R I

Kazdağı, Tanrıların Dağı olarak adlandırılır. Mitolojik birçok söylencede yer bulur kendine. İlk güzellik yarışmasına sahne olduğu, Afrodit'in ilk kez burada aşkı tattığı ve Zeus'un burada yaşadığı söylenir. Zenginliği sadece bu söylencelerle de sınırlı değildir.

Vardılar canavarlar anası çok pınarlı İda’ya,
Lektos burnundan fırladılar denizden.
Here dosdoğru yürüdü Gargaros doruğuna,
İda’nın en yüksek tepesiydi bu.
                                                     Homeros-İlyada

Dünyada havadaki oksijen oranının en yüksek olduğu birkaç yerden biri olan Kazdağı'nın yemyeşil doğası, tarihi kalıntıları, dereleri, şelaleri, eteklerindeki sahil beldeleri ve konaklama imkanı sunan köyleri görülmeye değer.

Ege'nin kuzeyinde, Marmara Denizi'ne doğru uzanan ve Çanakkale ile Balıkesir arasında bulunan Kazdağı, Türkiye'de oksijen bakımından en zengin yöre. Şehir hayatından bunaldıysanız ve huzur dolu bir kaçamak yapmak istiyorsanız, rotanızı Kazdağı'na çevirin.

Kazdağı, Karataş-Babadağı-Sarıkız tepeleri ile başlıyor ve Edremit Körfezi'nin kuzey sahil şeridi boyunca uzanıyor. Kazdağı köknarı 1988'de koruma altına alındı. 1993'te Kazdağı'nın Edremit Körfezi'ne bakan yüzündeki 25 kilometrelik bir bölümü Milli Park Alanı ilan edildi. Dünyada sadece Kazdağı'nda bulunan Kazdağı köknarından başka kızılçam, karaçam, kestane, çınar ve kızılağaç türlerine de rastlanıyor burada. Zeytin ağaçlarının yanı sıra parkta şifalı bitkiler de bulunuyor.
Milli Park ilan edilen bölgede doğa koruma altına alındı. Dünya Bankası da ‘‘Genetik Kaynakları Yerinde Koruma Projesi’’nin pilot bölgelerinden biri olarak, zengin bitkilerle çevrili dağın korunması için 5.1 milyon dolar bağışladı.

Kazdağı özellikle son yıllarda trekking yapmak isteyenlerden büyük ilgi görüyor. Yeşiller arasında şelalelerin, derelerin sesini dinleyip huzur bulmamak mümkün değil. Bu huzuru tattıktan sonra hiç kopamayanların sayısı bir hayli fazla. Şehir hayatından kaçarak Kazdağı'nın güzel köylerine yerleşenlere rastlamak mümkün. Sinema ve tiyatro oyuncusu Tuncel Kurtiz bunlardan biri.Çocukluğunun geçtiği topraklara üç sene önce geri dönen Kurtiz, Çamlıbel Köyü'nde yaşıyor.

‘‘Emekliliğimi burada geçirmek istedim. Homeros üzerine bir çalışma yapıyorum ve tiyatro çalışmalarıma da devam ediyorum. Her yıl burada bir müzik ve tiyatro şenliği düzenliyoruz. Geçen sene düzenlediğimiz festivale birçok sanatçı arkadaşımız katıldı. Reyent Bölükbaşı, Sema, Sarp Maden, Engin Arslan, Ali Perret, Sibel Köse ve Necmi Manas'ın konseri bölgedeki ilk caz konseri oldu. Bölge halkı Sarıkız efsanesine çok bağlı. Yavuz Tanyeli Sarıkız'ın heykelini yaptı. Ayrıca çocuklarla tiyatro yaptık. Festivallerimizle bölgeyi daha da zenginleştirmeye devam edeceğiz."